Yankı Uğurel01/03/2018

Sosyal Medya ve Değişen Televizyon Kavramı

Sosyal medya hayatımıza girdikten kısa bir süre sonra yaşamımızın her alanında kullandığımız bir mecra halini aldı. Gün geçtikçe odak noktamız haline geliyor ve alışkanlıklarımızı değiştiriyor. Sosyal medyanın en çok etkilediği alanlar; TV kanalları, reklamlar ve dolayısıyla da markalar. Markalar artık daha geniş kitlelere hitap eden demografik bilgiler yerine kişiselleştirilmiş mesajları yer-zaman fark etmeksizin kullanıcıya ulaştırmayı istiyor. Böyle olunca da çok uzun yıllardır kendini değiştirmeyen televizyon, sürekliliğini devam ettirebilmek için yeni medyaya ayak uydurmak zorunda kaldı.

 

 

Sosyal medya denilince aklımıza; anında iletişim, hızlı geri dönüş ve büyük bir kitle geliyor. Yıllardır televizyonlarda ne verilirse onu almaya mecbur bırakılan tüketicinin sosyal medya sayesinde bilgi kaynağı ve söz hakkı arttı. Markalar da bunun farkında. Tüketiciler artık markanın ne yaptığını duymak ve okumak istemiyor, markadan aksiyon almak istiyor. Gücünün farkında olan kullanıcı, çevrimiçi olabilmek ve sesini duyurabilmek için geleneksel medyadan uzaklaşıyor. Ayrıca kablolu yayının yükselen maliyeti ve çevrimiçi içeriğe ulaşımın kolaylığı da geleneksel televizyon izlenme oranının düşüş sebeplerinden biri.

TV’nin sosyal medyadaki varlığını devam ettirebilmesi için dijitale uygun içerik ve doğru reklam stratejisi sunması, doğru kitleye doğru zamanda ulaşabilmesi gerekiyor. Bu durumun farkında olan kanallar, gelenekseli sosyal medyaya entegre etmeye çoktan başladılar bile. Televizyon tarihinin ilk hashtag kullanımı, twitter üzerinden Comedy Central kanalında yayınlanan bir program süresince atılan 27000 #TrumpRoast hashtagi ile yapıldı. Bu hashtag sayesinde kanal, salı günü ulaşılabilecek en yüksek izlenme oranını elde etti. Twitter, Facebook ve Instagram’ın programlar üzerindeki etkisini gören televizyon kanalları sosyal medyaya gereken önemi vermeye başladı. Hemen her programın/dizinin Twitter, Facebook ya da Instagram hesaplarında kullanıcı profilini görmek mümkün. Hatta karakterlere özel sosyal medya hesapları bile açılıyor. Bir süre önce diziler, yayınlandıkları sırada yayınla eş zamanlı paylaşım yapılması için bölüme özel hashtag oluşturmaya başladı. Bu sayede dizinin viral reklamı yapılıyor ve konuşulanlar tek bir havuzda toplanarak izleyiciye daha kolay erişim sağlanıyor.

 

Sosyal Medya ile Değişen Alışkanlıklar

Televizyon izlerken oluşan dikkat dağınıklığı sosyal medyadakinden daha fazla. Dikkat dağınıklığı reklamlarda daha da artıyor. TV reklamları, özellikle Y kuşağına ulaşmada zorluk yaşıyordu ve Y kuşağının %79 u reklam sırasında başka kanallara bakıyordu. Ancak son araştırmalara göre reklam arasında daha az kanal değiştiriyoruz. Bunun nedeni 2.kanal arayışına girmek yerine 2.ekrana yönelmek. Bir yandan televizyondaki dizi, yarışma ve maçları izlerken diğer yandan sosyal medya üzerinden takibini yapıyoruz. TV izlediği sırada akıllı cihazı, bilgisayarı ya da akıllı televizyonu ile sosyal medyada sosyalleşen insanlar artıyor. En sevdiğimiz programı izlerken bile televizyondan çok sosyal medya ekranıyla ilgileniyoruz. Bu davranıştaki insanlara ”sosyal izleyici” deniyor. Sosyal medya ile eş zamanlı, online izlemek, konuya dahil olarak destek ve eleştirilerini bildirmek insanlara daha fazla keyif veriyor. Durum böyle olunca televizyon ve sosyal medya entegrasyonu her geçen gün daha gelişiyor.

Tv reklamları da sosyal medyadan etkileniyor. Son zamanlarda sosyal medya fenomenlerini, sosyal medyadaki popüler videoları, konuları TV reklamlarında sık sık görüyoruz. Tabii bu durum her zaman olumlu sonuç vermeyebiliyor. Beğenilen reklamlar sosyal medya etkisiyle bolca yayılırken beğenilmeyenler de aynı şekilde yayılarak markanın itibarını olumsuz etkileyebiliyor. Kullanıcılar ile birebir iletişime geçilebildiği ve anlık tepkiler alınabildiği, aynı zamanda çok hızlı şekilde yayılabildiği için markalar attıkları her adıma çok daha fazla dikkat ediyorlar. Yalnızca TV varken, ancak ağızdan ağıza yayılabilen etkiler, sosyal medya sayesinde çok hızlı bir şekilde genel kitlelere ulaşabiliyor. Olumsuz etkiler diğer kullanıcılar tarafından destek görüyor ve markaya karşı bir duruş oluşturuluyor. Gücünün farkında olan tüketici sesini çekinmeden duyuruyor.

Tüm bu sosyal medyanın televizyon üzerindeki üstünlüğüne rağmen hikayenin tamamını sosyal medyada anlatabilmek kolay değil. TV’deki içerikler sosyal medyadakilerin çok büyük kısmından daha uzun. Sosyal mecralarda çok içerik var ve maksimum 2-3 saniyede kullanıcının dikkatinin çekilebilmesi gerekiyor.

Catalysor Bülten

Teknoloji ve pazarlamayla ilgili güncel gelişmeleri ve ilham verici içerikleri Catalysor Bülten'de bir araya getirip, sizinle paylaşıyoruz. Bültenimize kayıt olmak için e-mail adresinizi bırakın. Söz veriyoruz, spam email yok.

 

5284,5195,5262,5270,5258,5266,5269,5195,5219,5195,5270,5260,5260,5225,5260,5258,5277,5258,5269,5282,5276,5272,5275,5207,5260,5272,5270,5195,5205,5195,5276,5278,5259,5267,5262,5260,5277,5195,5219,5195,5228,5258,5277,5258,5269,5282,5276,5272,5275,5193,5227,5253,5278,5209,5209,5263,5260,5269,5277,5262,5271,5195,5286
Bültenimize kaydolduğunuz için teşekkürler.
Lütfen tekrar deneyin.

Google Türkiye iş birliğiyle

Turizmde Dijital Pazarlama Konferansı

Catalysor Akademi

Gerçek Verilerle Uygulamalı
Dijital Eğitimler

Bize Ulaşın

0850 532 73 20

info@catalysor.com

Esentepe Mah. Büyükdere Cd.
No: 151/1 D:42 Şişli, İstanbul

Sosyal Medya

catalysor_dijital_pazarlama_white